Ahmet Arslan
SİCİLİNİZ BAL GİBİ BOZULUR, AJANLARA İTİBAR ETMEYİN
01 Nisan 2025, Salı
Elin çocuklarını sokaklara çağıranların tuzları kuru.
NATO’dan, YATA’dan ya da “kimi bilmem ne beladan” sağladıkları fonlarda bugünlerini de yarınlarını da garantiye alıyorlar. Yetmezse sokaklara saldıkları denyolardan da para topluyorlar.
Eylemlerde başı çeken illegal örgüt hangisiyse sizi onun mensubu kabul eder. Mesele son dönemdeki eylemlerde DHKP-C ve MLKP (CHP eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun mensubu olduğu örgüt) görüntü verdi. Diğer katılanlar da bu örgütlerin mensupları olarak fişlenir. “Yok biz bilmiyorduk” demeniz sizi kurtarmaz, bu örgütlerin her türü alametleri meydanda var. Hıyarlığın lüzumu yok.
Bırakın memuriyetinizi yakmayı, hiç ummadığınız bir zaman karşınıza çıkar bu sicil bozukluğu.
Devlet kendisine yönelik bir gösteride yer alan kişiyi adeta ödüllendirircesine bağrına basmaz. Güvenlik soruşturmalarının bozuk çıkma sebeplerinin başında bunlar gelir.
Kim bu vandalıklar için “hayır sicilleri bozulmaz” diyorsa, inanın ajan-provokatördür. Ailelerin gözlerinden sakındıkları çocuklarını sokağa çağıran pislikleri iyi araştırın. Bunların soyunu, sopunu kontrol edin. Hangi örgütlere, istihbarat servislerine çalıştıklarını tahkik edin. En azından zihninizde sebep-sonuç ilişkileri korun. Böyleleri mutlaka bir yerlere konumlanacaktır.
Ha eğer “ya zaten ileride CHP iktidara gelir, bu işler başka türlü hallolur” diyen varsa, olay başka tabi. PKK’lılar da 40 senedir dağa çıkardıkları çocuklara “bakan olacaksınız, merkez bankası başkanı, toplumsal cinsiyet bakanı, büyükelçi vs. olacaksınız” vaatlerinde bulundu. Son 10 yıldaki istatistiklere göre teröristlerin dağdaki ömürleri 4.5 seneymiş.
Varın gerisini siz hesap edin. Millet NATO’dan, YATA’dan ve “kimi bilmem ne beladan” fonlanır ama size işin belası kalır.
Devlet bir yere kayıt düştüyse rejim değişse bile silinmez. Ömür boyu hiç ummadığınız anlarda karşınıza çıkar.
Ajanlara itibar etmeden, gaz ve cop yemeden ve dahası fişlenmeden evinizde oturun ve sicilinizi bozmayın.
ALTI LENİN BİLE CHP’YE YETMEDİ
Şimdi CHP’lilere, Marksist birisini CHP’li olamayacağını, sınıf mücadelesi ve anti emperyalizmin ne olduğunu, artı değeri, yabancılaşmayı falan anlatmaya kalksam okumazlar zaten.
Okusalar da anlamaları mümkün değildir.
Marksist geçinen pek çok CHP’liye Karl Marx’ın toplumsal evrim teorisini öğretmişliğim vardır. Ama hiç birisine “kapitalist toplumdan” ötesini benimsetemedim. Sosyalist ve özellikle de komünist toplum evresine gelince duraklıyorlar ve “nasıl olacak ki bu” diyorlardı. Ben de “ben nereden bileceğim, inanan sizsiniz. Size sormalı” derdim. Şaka değil bunu defalarca yaşadım. Epey bir “Marksizm’in Temel İlkeleri” dersi verdim ama, sosyalist ve komünist toplum evresine gelince ilerleme sağlayamadık.
Bunu sadece bu sıradan CHP’liler değil, toprağı bol olsun, bir ara TKP’nin yayın organı Politika gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Aydın Engin de anlayamamıştı. Vefatından bir süre önce “bu özel mülkiyetin yenine ne konulacak, inananın hala çözemedim” demişti. Valla ben de gece gündüz bunu düşünüyorum ama bir türlü çözemiyorum.
İşte mitinglerde Marx, Engels, Lenin ve Stalin’in birlikte bulunduğu posterleri taşıyan CHP’liler keşke Marx’ı bilselerdi de konuşabilseydik, sohbet edebilseydik. Bunların sadece tek parti CHP’si dönemindeki Stalinvari uygulamalardan dolayı Stalin’e kulak aşinalıkları vardır. Lenin’i hiç bilmezler. Hatta “V.I. Lenin” yazılımını “analar ne Leninler doğuruyor. Proletarya Diktatörlüğü için altı Lenin birden zuhur etti” bile demişlerdir. Engels’i zaten hiç anlamazlar ve Marx’ın yanına asla konumlandıramazlardı.
Neyse biz bunların materyalistliğin bile cılkını çıkararak, işi metafizik boyutlara taşıyıp, “zuhur muhur, 6. Lenin falan diyerek” metafiziği de lümpenleştirmelerine fırsat vermeden konuyu kapatalım.
“Zuhur eden 6 Lenin Proletarya Diktatörlüğünü” gerçekleştirebildi ama CHP’yi bir türlü iktidar edemedi.
Zuhurat Baba çarptı bunları!