Ahmet Arslan
BAL TUZAĞI MEKANİZMASI
29 Mart 2026, Pazar
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tapu bilgilerini yasadışı şekilde ele geçirerek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e gönderen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü çalışanlarının FETÖ’cü ve PKK’lı çıkmaları çok ciddi bir güvenlik sorununu ortaya çıkarırken, meşhur “Bal Tuzağı” meselesini de tekrar gündeme getirdi.
Sanıklardan Antalya’nın Kaş ilçesinde Tapu Teknikeri olarak çalışan Diyar Akdağ PKK’ya müzahir birisi. Babası PKK eylemlerine katılan CHP üyesi. (Nasıl bir bileşke ama?)
Neyse, profesyonel olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine çalışan bir FETÖ‘cü olan Ayşegül Erdağ Kocabudak ön araştırmayla PKK’ya müzahir olduğunu öğrendiği Diyar Akdağ’ı kendisine hedef seçiyor. (Bu arada Ayşegül Erdağ Kocabudak ile ilk teması kimin kurduğunu öğrenemedim. “Şehvetli Dişi” FETÖ’cü kevaşe Ayşegül Erdağ Kocabudak mı önce Özgür Özel ile temasa geçti yoksa Özgür Özel mi kendisi ile temasa geçti, bu husus henüz netleşmedi.)
FETÖ’cü kevaşe Ayşegül Erdağ Kocabudak, “Şehvetli Dişiliği” sayesinde Kaş Tapu Müdürlüğü teknikeri PKK’lı Diyar Akdağ’ı yönlendirerek istediğini alıyor. Ama kart zampara, abaza Diyar Akdağ’ın “istediğini” alıp almadığı dosya münderecatında yok.
FETÖ’nün adeta “Aile mesleği” olan bu “Bal Tuzağı” mekanizması işte böyle çalışıyor.
Bir dönemin meşhur DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’e kurulan “Bal Tuzağı kumpasını” hatırlamak, bu mekanizmanın nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı olacaktır.
DGM’de Teröristbaşı Fetullah Gülen hakkında dava açan Nuh Mete Yüksel FETÖ’yü oldukça rahatsız etmiştir. Savcının etkisiz hale getirilmesi örgüt içinde adeta bir “beka meselesine” dönüşmüştür.
O dönemde henüz küresel ölçekte orospu ve fahişe sektörüne girmemiş, Dubai’deki eskortlardan habersiz olan FETÖ, çareyi “öz kaynaklarında” arar. Işık evlerinde kalmakta olan genç ve güzel bir örgüt mensubu taze kızı Nuh Mete Yüksel ile “iş tutması” için ikna eder.
O tarihe kadar eline erkek eli değmemiş kız için “Davaya hizmet için fuhuş yapmak” çok zor gelir. Fakat FETÖ’nün bütün “mübarekleri” kızı ikna etmek için seferber olur. “Ali Heyet” üst üste toplantılar yaparak gerekli fetvayı hazırlar. Kız, “Davaya hizmet için yapacağı fuhuş karşılığında cennetle şerefleneceği” hususunda ikna edilir.
(FETÖ’de “Fuhuş yap, cennete gir” sistemi o tarihte örfi hukuka girer ve sık sık başvurulan bir “çözüm yoluna” dönüşür. Kim bilir bu yolla FETÖ’cü “ablaların” kaçı cennetle müjdelenmiştir?)
Neyse “cennete grime garantisi alan” FETÖ’cü genç kız Nuh Mete Yüksel’i baştan çıkarır ve nefsine hâkim olamayan Savcı ile fuhuş yapar. Fuhuş yaptığı mekân örgüt tarafından kameralarla donatıldığı için kayda alınır ve yayınlanması sağlanır. Nuh Mete Yüksel DGM Savcılığı görevinden alınır ve düz savcı yapılır. FETÖ hem intikamını almış olur hem de dosya kadük hale gelir. Artık kimse FETÖ aleyhine dava açamaz hale getirilir.
“Cennete girmek için fuhuş yapan taze” ise sonradan ciddi şekilde bunalıma girer. Derdini kimseye anlatamaz. Artık bakire olmadığı için hayırlı bir kısmet bulup evlenmesi de zorlaşmıştır. Örgüt yöneticileri ise “Cennetle müjdeleyerek fuhuş yaptırdıkları” genç kıza artık “kirlenmiş muamelesi” yapar. Kimse ilgilenmez. Tam anlamıyla “kullanıp atmaktan” (ifadenin daha açığını yazamıyorum) daha beter hale getirilir.
Kız ise sonunda intihar eder!
Kim bilir etrafımızda “mübarek takılan” FETÖ’cü kadınlardan daha kaç tanesi bu şekilde cennetle müjdelenmiştir? Kim bilir “KHK’lı olduğu için intihar etti” denilen kadınların kaçı “Bal Tuzağı mekanizmasında” kullanılmıştır? 15 Temmuz’dan sonra kocaları hapse düşen kadınlardan kaç tanesi Gaybubet Evlerinde firari örgüt imamlarıyla fuhuş yapıp, sonradan intihar etmiştir?
Hakkında yakalama kararı varken, “hamilelerin tutuklanması zordur” varsayımından hareketle bekâr olmalarına rağmen örgüt imamlarından hamile kalan örgüt ablalarının mübarek sayıldığı bir yapının yapamayacağı ahlaksızlık ve kötülük olabilir mi?
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tapu kayıtlarına yönelik kumpası bu çerçevede ele almak meselenin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.