Tamer Korkmaz
Vahşi Batı’da, neler oluyor?
“Ben olsam, Gazze’ye atom bombası atardım!” demişti, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham…
Gazze’deki soykırımın hararetli destekçisiydi.
***
Üç gün önce “Ani gelişen bir rahatsızlık geçirdi” ve “mort” oldu!
***
Fevkalade kuşkulu bir ölüm:
-Öldü mü, öldürüldü mü?
-Rivayet muhtelif!
CEHENNEM YOLCUSU
Siyonizm’in kaşar destekçisi Lindsey Graham, azılı bir İslam düşmanıydı.
Türkiye’mize yönelik keskin düşmanlığını da defalarca sergilemişti.
***
Donald Trump, “yakın dostu” Graham için “Tanıdığım en harika insanlardandı” dedi.
Adolf Netanyahu, “İsrail, en büyük dostlarından birini kaybetti” diye zırladı.
Ezik Zelenski ise “Özgürlüğün gerçek bir savunucusuydu” diye boş konuştu.
***
Terör Devleti İsrail’in destekçisi “Wall Street Journal” gazetesi, başyazısında -Mister Graham’ın ölümünü “Küresel özgürlük davası için bir kayıp” olarak niteledi.
***
Amerikan faşizminin siyasetten medyaya kadar herhangi bir çanak anteni “Özgürlük Davası” dediğinde…
Bunun birebir tercümesi; “Küresel mafyalık, katliamlar, soykırımlar, suikastlar, darbeler, devlet terörü, taşeron terör örgütlerinin saldırıları ve ekonomik krizlerdir!”
BRUTUS?
İran’a yönelik kirli savaşın en önde gelen destekçilerinden biri olan Graham, NATO Zirvesi için Ankara’ya gelmişti.
Hemen ardından Kiev’e giderek Zelenski ile buluştu.
***
Kiev’i ziyaretinde kendisine eşlik eden güvenlik ekibinin, senatörün “Son derece sağlıklı, zinde, enerjik olduğunu” söylemesi…
-Lindsey Graham’ın ölümüyle ilgili kuşkuları patlattı.
***
Graham mendeburu, vaktiyle Putin için şöyle demişti:
“Ukrayna’daki bu savaş nasıl biter? Rusya’dan biri çıkar, bu adamı indirir!
Rusya’da bir Brutus yok mu? Ülkesi ve dünya için büyük hizmet etmiş olur.”
***
Kibir abidesi Lindsey Graham, işte böyle babalanıyordu; amma velakin ne oldu?
-Putin değil, kendisi gitti!
Hal böyleyken…
Şimdi biri çıkıp da “Mutfakta Brutus mu vardı, acaba?” der mi, der!
NEREDEN NEREYE?
Senatör Lindsey Graham, Sarı Kovboy’un “kankası” olarak biliniyor.
On bir sene öncesine gittiğimizde ise ikilinin birbirine ağır laflar ettiğini hatırlıyoruz.
***
Trump’ın ilk başkanlık seçiminin kampanyası başladığı vakit…
Graham, Sarı Kovboy’a Cumhuriyetçi aday adaylarından bile daha sert çıkışıyordu.
DJ Trump’ı “Cumhuriyetçi Parti’nin geleceği için bir yıkım topu” diye görüyordu.
Ya, Donald? Lindsey için “Hafif Sıklet” ve “Aptal” diyordu.
***
Trump ilk kez Başkan seçildiğinde, bu Graham birdenbire çark etti, yüz seksen derece dönüverdi!
Sarı Kovboy’un gözüne öyle bir girdi ki, o günden bugüne yani aniden ölene kadar Başkan’ına “yalakalık” yaptı.
***
Tam da burada…
“Beyne Kıymık” kabilinden suallerimiz var:
-Lindsey Graham, Trump’ın yanına özellikle yerleştirilmiş bir eleman mıydı?
-Sarı Kovboy’a yaltaklanırken/yalakalık yaparken, aslında onu “Belli mevzularda ikna etme yahut bir şekilde kontrol altında tutma” gibi çok özel bir görevi mi vardı?
HEDEF TAHTASINDA
Lindsey Graham, Amerikan derin devletinin adamıydı!
***
İkinci başkanlık kampanyası sırasında -biri çok ciddi- iki kez suikast atlatan Trump’ın, ABD derinlerinin hedefinde olduğuna kuşku yok.
***
Sıcaklığını koruyan bir iddiayı da buraya not edelim:
Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi’nden ayrılırken uçak değiştirmesinin “suikast ihtimaline binaen” gerçekleştiği öne sürüldü.
PÜF NOKTASI
Lindsey Graham, sözde “kalp krizinden” ölmeseydi…
15 Temmuz günü kritik bir mahkemede tanıklık edecekti, ama ömrü vefa etmedi.
Haliyle…
“O duruşmada söyleyebilecekleri/itirafları, kimlerin işine gelmiyordu?” diye soranlar var!

Vahşi Batı’da, neler oluyor?
Bu soykırımcı azgınlığın sonu, nereye varacak?
