Tamer Korkmaz
Kara-Gül!
Mustafa Sarıgül’e yönelik “Kara Para Aklama” gerekçesiyle yürütülen soruşturma dosyasına, ortaya çıkan yeni bulgularla “cinsel suçlar” da eklendi.
Sarıgül hakkındaki iddialar öylesine korkunç, dehşetli ve iğrenç ki; onun adı artık Jeffrey Epstein ile yan yana yazılır hale geldi!
***
Özel’in Yeni Parti’si, Mustafa Sarıgül’ü ihraç etmedi, edemedi.
“Aklan da gel!” bile diyemediler.
Dahası, “kollama, koltuk çıkma” görüntüsü verdiler.
Sarıgül’ün talebiyle “üyeliğinin askıya alınması” kararı dahi, bu sakil hesaba dahildi.
***
Rüşvet ve kara para aklama suçlamalarından sonra “taciz ve tecavüz” iddiaları da patlayınca, Sarıgül duvara dayandı.
Kamuoyundaki haklı tepkilerin sarstığı Sarıgül, Yeni Parti üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı.
-Buna mukabil, “Dokunulmazlığımı kaldırın” diyemiyor!
İKİ BİN BEŞ’TEKİ KURULTAY
Mustafa Sarıgül ve yakınları hakkındaki soruşturma…
Merhum Deniz Baykal’ın 30 Ocak 2005’teki CHP Kurultayı’nda yaptığı çarpıcı konuşmanın haklılığını bir kez daha gündeme getirdi.
***
Deniz Bey, o kurultaydaki rakibi Mustafa Sarıgül’ün başını çektiği rüşvet şebekesine zum yapmış ve şöyle demişti:
“İstanbul’dan, Şişli’den giren rüşvet virüsü, Balıkesir’e gitmiş, oradan Ankara’ya partinin can evine kadar girmiş….
Onu oradan söküp çıkaracağız. CHP’yi arındıracağız!
Tuz kokarsa kurultay devreye girer; sizler de onun için buradasınız…
Bu yolsuzluklara izin vermemek için buradasınız.”
İKİ BİN DÖRT’TEKİ RAPORLAR
Günümüzdeki Sarıgül Soruşturması, vaktiyle Baykal’ın dile getirdiği yolsuzluk raporunun içeriğindeki hadiseleri de mercek altına aldı.
Şimdi, o döneme -söz konusu kurultaydan aylar öncesine- gidelim ve nelerin yaşandığını hatırlayalım…
Şişli Belediyesi’ndeki yasalara aykırı uygulama ve işlemlerle alakalı olarak İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu’nca başlatılan soruşturmaya ilişkin hazırlanan raporun bazı kısımları 23 Ağustos 2004’te “Nokta” dergisinde, ardından da “Milliyet” gazetesinde yayınlandı.
***
Bunun üzerine, CHP yönetimi “Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaları incelemek üzere” üç kişilik bir komisyon kurdu.
Komisyonun hazırladığı raporda, şu tespitlere yer verilmişti:
“Teftiş Kurulu’nun raporunda bahsi geçen konular, ötelenemeyecek kadar önemli ve ürperticidir…
Şişli Belediyesi’nde organize bir suç örgütüyle karmaşık ilişkilerin varlığı ortaya çıkmış, imar uygulamalarında parasal çıkar sağlamak ve rüşvet alıp vermek için tehdit, şantaj, şiddet ve adam vurma yollarına başvurulduğu anlaşılmıştır.”
***
CHP’nin komisyonu İstanbul’daki Metro City projesinin imar dosyasını da incelemiş, o projedeki yüz milyonlarca dolarlık rant olayına vurgu yapmıştı.
***
Günümüzdeki Sarıgül Soruşturması, “O dönemde Metro City’den kimlerin bahsi geçen paraları aldığını ve Sarıgül’ün bundan nasıl bir menfaat elde ettiği” hususunu da irdeliyor.
Bir başka deyişle, mevcut soruşturma ta Şişli’deki ranttan başlayan kara paranın izini sürüyor!
OTOPARK’TAN RANT
CHP Komisyonu, 2004 yılındaki o raporunda, Profilo İş Merkezi’ni de incelemişti.
-Profilo’ya ait otoparkın yer aldığı arsanın Yüzde 40’ı Şişli Belediyesi’ne aitti.
CHP Komisyonu’nun raporuna göre, “Mevcut yapı, yaklaşık dokuz kat büyütülmüştü!”
***
Komisyon, “Şişli Belediyesi’nin adı geçen otoparkın işletilmesinden gelir elde etmediğine, sonrasında ise belediyenin Yüzde 40’lık hissesinin düşük bir bedelle Profilo’ya satıldığına” dikkat çekiyordu.
CHP Komisyonu, “Mustafa Sarıgül’ün buradan da rant sağladığını” tespit etmişti.
***
Anılan raporda, Profilo’nun Şişli Belediyesi’ndeki bütün işlerini Bayram Özata’nın takip ettiği vurgulanmıştı.
Mustafa Bey’in uzun yıllardır yanında bulunan can yoldaşı Mister Özata mı; günümüzdeki Sarıgül’ler Operasyonu’nda tutuklananlar arasında!
ENTERESAN BAĞLANTILAR
CHP Komisyonu, Bayram Özata’nın Profilo Holding’in yöneticileriyle siyasi ilişkilerine de dikkat çekmişti.
2002 yılında, Mustafa Sarıgül’ün “Akıl Hocası” Hüsamettin Özkan ile birlikte DSP’den ayrılıp Yeni Türkiye Partisi’ne katıldıkları dönemde Profilo’nun “Genel Müdürü” partinin il başkanlarından biri, Özata da il yöneticisi olmuştu!
***
“Yeni Türkiye Partisi” 2002 ila 2004 yıllarında faaliyet gösteren “merkez sol eğilimli” bir partiydi.
Dönemin Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın DSP’den ayrılmasıyla kurulmuştu.
Koalisyon hükümetinin büyük ortağı DSP’den kopan 64 milletvekili siyasi bir krize imza atmış; DSP adeta bir karpuz gibi ikiye bölünmüştü!
***
Ayrılanlardan 63’ünün katıldığı Yeni Türkiye Partisi’nin ilk ve tek Genel Başkanı İsmail Cem idi.
Komprador Burjuvazinin bir “Siyasi Mühendislik” ürünü olan YTP’nin “seçim barajını rahatlıkla aşacağı” iddia ediliyordu!
Hayaller şelaleydi, gerçekler ise sandıkta ortaya çıktı:
-YTP, 3 Kasım 2002’deki seçimlerde Yüzde 1,15’lik oy oranıyla hüsrana uğramıştı.
KIRILMA ANI
Koalisyon hükümetinin ortağı MHP’nin lideri Devlet Bahçeli, 7 Temmuz 2002’deki sürpriz çıkışıyla Türkiye’yi erken seçime götürmüştü!
Bahçeli’nin bu hamlesi, Komprador Burjuvazi’nin Hüsamettin Özkan’ın Başbakanlığında MHP’siz ve partisi ikiye bölünen Bülent Ecevit’siz yeni bir koalisyon hükümeti kurma planını berhava etmişti.
***
Bahçeli’nin erken seçim butonuna basmasından sadece bir gün sonra DSP’den kopuşlar başlamıştı.
DSP’nin parçalanmasının üzerinden fazla bir süre geçmemişti ki, aynı akıbeti YTP yaşadı!
YTP’nin kurucularından Kemal Derwish, daha seçimler bile yapılmadan önce partisinden ayrılıp Deniz Baykal’ın CHP’sine geçmişti!
***
YTP’deki kopuşlar, ağır seçim yenilgisinden sonra patlamış, Başbakanı Ecevit’i “siyaseten hançerleyen” İstanbul sermayesinin mutemet ismi Hüsamettin Özkan da ayrılanlar arasında yer almıştı.
Mustafa Sarıgül ise 2003 yılında YTP’yi terk etti, CHP’ye katıldı.
Kompradorlar, Sarıgül’ü 30 Ocak 2005 kurultayında Baykal’ı devirmek gayesiyle tekrar sahneye çıkardı; ancak hedeflerine ulaşamadılar.
***
Buna mukabil, tam beş sene sonra (2010) Deniz Baykal’ı malum kaset operasyonuyla devirdiler.
CHP liderinden, FETÖ eliyle 1 Mart 2003 tezkeresinin ve dahi 2005’teki kurultayın rövanşını aldılar!
SARIGÜL’ÜN “AĞABABALARI”
Deniz Baykal’ın 10 Mayıs 2010’daki istifasından on iki gün sonra Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin yeni Genel Başkanı seçildi.
Komprador Burjuvazinin “Mason” Baronu İzhak Alaton, Şahin Alpay’a “CHP’ye en büyük kötülüğü Deniz Baykal yaptı!” diyordu.
(27 Mayıs 2010)
***
Onun bu “kindarlık eseri” lafından çıkan ibretlik tablo şuydu:
Batı Kulüpçü Yahudi barona göre, CHP’ye en büyük kötülüğü “rüşvet sarmalındaki” Sarıgül ve tayfası değil de partisini “arındırmak” isteyen Deniz Baykal yapmıştı!
***
Tam da burada…
-Baykal’ın 30 Ocak 2005 kurultayında Sarıgül’e yönelik olarak söylediği “Sen değil, senin ağababaların gelsin!” cümlesini hatırlayalım!
İşte o ağababalardan biri de İzhak Alaton idi.
CUNTA’YA “DERİN HEDİYE”
28 Şubat 1997 MGK’sından evvel yani 4 Şubat’ta Ankara Sincan’da tanklar boy göstermişti.
İzhak Alaton’un yıllarca sonra “kapalı kapıların ardında” şöyle dediği ortaya çıkacaktı:
“28 Şubat döneminde tankları yürütebilmek için cuntanın generallerine dört ev birden verdim!”
***
Locaefendi Fetullah’ı 1990’lı yıllarda ABD’deki Yahudi lobisinin ileri gelenleriyle buluşturan İzhak Alaton (1927-2016), Alarko Holding’in kurucu ortağı ve “Onursal Başkanı” idi.
Alarko’nun bir diğer kurucu ortağı ise Jak Kamhi idi.
***
Mösyö Kamhi (1925-2020), Profilo Holding’in kurucusudur; ölümüne kadar da holdingin Onursal Başkanı’ydı.
Ve dahi…
CIA’in paravan kuruluşlarından NED’nin uzun yıllar boyunca fonladığı TESEV’in kurucu üyelerindendi.
***
Jak Kamhi, Tel Aviv’deki 73 numaralı Nur Locası’nın açılışını 6 Haziran 1985 tarihinde “Türkiye Büyük Locası’nın Büyük Üstadı” Şekur Okten ile birlikte yapmıştı.
Nur Locası, 15 Temmuz 2016’daki hain darbe kalkışmasının en öndeki isimlerinden eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk’ün, Tel Aviv’de “Askeri Ataşe” sıfatıyla görev yaptığı dönemde (1996-1998) üye olduğu mason locasıdır.
KISSADAN HİSSE
-Mustafa Sarıgül ve uzatmalı kankası Bayram Özata’nın Profilo Holding ile ilişkilerinin “derinliğinden” bahsetmeye gerek var mı?
SARIGÜL’ÜN AKIL HOCASI
Komprador Burjuvazi, Mustafa Sarıgül’ü 2014 yerel seçiminde bir kez daha sahneye çıkardı.
Sarıgül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmak istiyordu; ancak Kadir Abi’sine yenildi, seçilemedi.
***
O dönemde Doğan Medya’nın sahipliğinde yüzdürülen “Amiral Gemisi” Hürriyet…
-Yerel seçimlerden aylar öncesinde başlamak suretiyle, sütunlarındaki saksılara sürekli “Sarıgül” ekiyordu!
***
Mustafa Sarıgül röportajı, tefrika halinde yayınlandı.
Sarı-Kırmızılı Mustafa Bey, orada “Hayat üniversitesindeki hocanız kim?” sorusuna şu cevabı veriyordu:
“Hüsamettin Özkan, baş hocamdır; onunla konuşmadan hiçbir iş yapmam!
Bana bir şey söylediği zaman da ‘neden, niçin’ diye soru sormam.
Bilirim ki, o benim için doğru söyler…”
(Hürriyet 28 Ekim 2013)
***
Tefrika röportajın bir gün önceki bölümünde ise Mustafa Sarıgül, Gezi Kalkışması ile ilgili olarak şöyle diyordu:
“Gezi’de en öndeydim! Ama şov kısmında yoktum…
Biz, ne yaptık? Gezi’de Kızılay görevini üstlendik!”
***
Meslektaşımız Ece Sevim’in You Tube’taki videolarında yirmi bir senelik dosyasını açarak isabetle “KARA-GÜL” diye tanımladığı Mustafa Bey’in kirli bagajı mı; yazmakla bitmiyor.

Kara-Gül!
Oynak Siyasi Pazar’da solan Sarıgül’ler…
Terastakiler!
Çelişkili vaziyetler
Gündoğdu: Uyandık mı?
Aslında, nedir?

Vahşi Batı’da, neler oluyor?
Bu soykırımcı azgınlığın sonu, nereye varacak?
